MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Turkforum.NET - Anasayfa
 
 
 
Anasayfa
 
 
Arama:

Mustafa Kemal Atatürk
Anasayfa
Atatürk'ün Hayatı
Hatıraları
Atatürk'ün Ardından
Sözleri ve Çalışmaları
Diğer Konular
Resim Galerisi
Çoklu Ortam
---------------------------------------
SÖYLEV
---------------------------------------
Antlaşmalar
Atatürkçü Yazarlar
English Content
---------------------------------------
Ziyaretçi Defteri
Arama
Site Haritası
Bağlantılar
sag tik yasak
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Turkforum.NET MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Turkforum.NET - Anasayfa
Anketler
Türkiye'nin iç ve dış tehdit altında olduğunu düşünüyor musunuz?
 
Çanakkale Savaşları gazi ve şehitlerine yeterince ilgi gösteriliyor mu?
 
AMERİKALI KADIN GAZETECİ - AMERİKALI KADIN GAZETECİ


Bir Amerikalı kadın gazeteci, Atatürk'e: "İşlerinizde nasıl başarılı oluyorsunuz?" diye sormuş ve şu cevabı almıştı: "Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler engel olur, diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mı, iş kendi kendine yürür.

Niyazi Ahmet Banoğlu


Paşa, Diyarbakırda komutandı. Ben de buyruk subayıydım. Babam... - Paşa, Diyarbakır’da komutandı. Ben de buyruk subayıydım. Babam, Paşa’nın içtiğini duymuştu. İzinden dönerken bana “Bir damla bile içersen hakkımı helal etmem.” dedi. Döndüm. Karargaha vardığım akşam Mustafa Kemal Paşa yakın subaylarıyla sofrada oturmuş içiyordu. Bana da bir kadeh koydular. Ben içer gibi yapıp zaman geçiriyordum. Başyaveri olan Cevat Abbas, usulca Paşa’ya eğildi. “Paşam, Nesip içmiyor, atlatıyor.” dedi. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa bana dönerek kadehini kaldırdı. “Nesip şerefine!” dedi. Ben kıpkırmızı olmuştum. Paşa sordu:

- Ne o bir mazeretin mi var?

- “Paşam!” dedim. Sizin için canımı veririm. Yalnız buraya gelmeden babam bana içki içmemem için yemin ettirdi de duraksamam odur.

Mustafa Kemal Paşa bunu duyunca “Bırak kadehi öyleyse.” dedi. “Babanın buyruğu, benim buyruğumdan üstündür. Seni takdir ettim. Babasına yararı olmayanın kimseye yararı olmaz.”



(Mehmet Nesip Himalay)


TÜRK ALFABESİ - TÜRK ALFABESİ


Atatürk, milli tarih ve dilimizin asıl gerçeğine yol açabilmek için Güneş - Dil teorisine uzanan, dikkatleri çekebilme yolları denedi. Bu arada asıl gayesini açıklamadı. Yusuf Akçura, Ağaoğlu Ahmet, Sadri Maksudi Arsal, İbrahim Necmi Dilmen, Dr. Saim Dilemre ve Veled Çelebi İzbudak gibi konunun uzmanlarından şunu istedi: "Bana bir konuşulan Türkçe yapacaksınız ki, dünyanın neresinde olursa olsun bütün Türkler, temelde bu dili anlayabilecekler. Bugün, Türk Anavatanı, Rus işgali altındadır. Komünizm, her yolu denemekte olan bir asimilasyon ve jenosit tatbikatı içindedir. Birgün yıkılacaklardır; fakat o günü bekleyemeyiz. Çünki, Artlarında kalanlar dillerini kökten kaybetmişler ve biz onlara hep birlikte anlayabileceğimiz bir dili vermezsek boşluk doldurulamaz. Sizden bunu istiyorum." Evet Atatürk olmasaydı bizi benliğimize kavuşturan gerçek tarihimizden de, cehaleti yenmek yolunda başlıca dayancımız olan Türk Alfabesi'nden de sona kadar mahrum kalırdık. Dilimiz, Arap - Farsçası'nın yanında, salgın haline gelmesi, O'nun aramızdan ayrılmasından sonra başlayan, her dilde yabancı kelimelerin istilâsıyla eriyip giderdi.

Cemal Kutay



Get This? Newsflash Scroller PRO for Mambo 4.5.1, © 2004 webraydian.com
Ziyaretçiler: 63500386